Türkiye’deki farklı bölgeler, farklı iklimler, farklı kültürler ve farklı inançların bir arada olduğu yürüyüş rotaları ile tatil deneyimlerinizi çeşitlendirebilirsiniz. İşte ekoturizmin etkileriyle Türkiye’de yeni bir turizm anlayışının benimsenmesini sağlayan o rotalar…

Ekoturizmin en büyük etkilerinden biri şüphesiz ki doğa yürüyüşleri. Sadece turizm gibi düşünülse de aslında hem sporu hem de fiziksel ve ruhsal sağlığı içinde barındıran hibrit bir aktivite olduğunu söylemek mümkün.

Karia Yolu, Likya Yolu, Saint Paul Yolu, Kaçkar Dağları, Hitit Yolu, Frig Yolu, Fırat Yolu, Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli rotaları başta olmak üzere çok sayıda yürüyüş rotası artık Türkiye’de turizme açılmış durumda. Her biri de doğaseverlere kültürel açıdan da zengin bir harmoni vadediyor. Ancak bu yürüyüş yolu listesine geçmeden önce genel anlamda “doğa yürüyüşü nedir?” veya “nelere dikkat edilmelidir?” gibi konulara açıklık getirerek ilerleyelim.

 

İstanbul’a yakın yürüyüş rotaları

Günübirlik veya kısa süreli, ister kendi aracınızla ister turlarla gidebileceğiniz İstanbul’a yakın trekking rotaları aşağıdaki gibidir. Yalnız şu uyarıyı yapmakta fayda var: Buralara rehbersiz gidilmemeli çünkü çoğu GPS datasıyla girilen, uluslararası standartlarda işaretlemeleri yapılmamış rotalar. Bazı işaretleme yapılmış yürüyüş yolu da var elbette ancak iz okumayı bilenlerin bile en azından yerel bir rehberle girmesi daha güvenli olacaktır.

  1. Yalova (Teşvikiye, Çınarcık)
  2. Gebze ve köyleri
  3. Şarköy (Uçmakdere ve Ganos bölgesi)
  4. Kırklareli
  5. İğneada (Longoz ve Dupnisa)
  6. Çatalca (Binkılıç, Karamandere ve diğer köyler / koylar)
  7. Bursa (Köyler ve Uludağ rotaları)
  8. Bilecik
  9. Kocaeli (Derince, Aytepe, Kartepe, Yuvacık)
  10. Bolu (Abant Gölü, Seben Gölü, Çubuk Gölü, Yedigöller ve Mudurnu)

 

Peki trekking rotası nasıl yapılır? İşte Türkiye’nin en iyi  yürüyüş rotaları

 Türkiye doğa yürüyüşçüleri için farklı iklim, coğrafya ve kültürleri kucaklayan çok özel bir konuma sahip. İşte öne çıkanlar: 

  1. Likya Yolu
  2. Aziz Paul Yolu (Saint Paul Yolu)
  3. Karia Yolu
  4. Kaçkarlar
  5. Fırat Yolu (Malatya-Elazığ-Tunceli-Munzur)
  6. Frig Yolu
  7. Sultanlar Yolu
  8. İbrahim Yolu
  9. Via Egnatia
  10. Hitit Yolu
  11. Gastronomi Yolu
  12. Ağrı Dağı
  13. Küre Dağları
  14. Kaz Dağları Yürüyüş Rotası
  15. İstiklal Yolu
  16. İdyma Yolu
  17. Sarıkamış Parkurları
  18. Fethiye Yürüyüş Parkurları
  19. Yenice Orman Yolları
  20. İki Deniz Arası
  21. Ephesus – Mimas Yolu
  22. Aladağlar Yürüyüş Rotaları
  23. Hoşgörü Yolu
  24. Evliya Çelebi Yolu

 

St. Paul Yolu (Aziz Paul yolu)

turkiyenin yuruyus rotalari st paul yolu - Türkiye'nin yürüyüş rotaları

Uzun mesafeli yürüyüş rotaları Türkiye listesinde ikinci sırada olan Saint Paul Yolu, Antalya’nın 10 km doğusundaki Perge ile Eğirdir Gölü’nün kuzeydoğusundaki Yalvaç arasında yer alan 500 km’lik işaretlenmiş bir rotadır. Bu rota Kate Clow tarafından 2008’de Aziz Paul’ün Küçük Asya’daki ilk seyahatindeki geçtiği yerleri yürüyüşçülere açmıştır. Hristiyanlığın Batı Avrupa’ya yayılmasından sorumlu olan Aziz Paul, hem İsa’nın Yahudi dininin değişmesini amaçlayan mesajını İsrail dışında yaşayanlara hem de geleneksel Yunan ya da Roma tanrı ve tanrıçalarına inananlara ulaşmıştır. Genellikle yabancı turistlerin gelip yürüyüş yaptığı bir rota olduğunu belirtmekte fayda var.

 

Kaçkar Dağları yürüyüş rotası

turkiyenin yuruyus rotalari kackar daglari yuruyus rotasi - Türkiye'nin yürüyüş rotaları

Türkiye’nin kuzeyinde Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan Kuzey Anadolu Dağları’nın doğusundaki bölümleri oluşturur. Kaçakarlar’ın doğusundaki birçok zirve 3500 metrenin üzerindeyken batı kesimi 2000 metre yüksekliğe kadar ulaşır. Aradaki yaylalar yürüyüş için idealdir.

Milli Park’ın sınırları Çamlıhemşin Rize ve Artvin Yusufeli ilçesi içinde yer alır. Ülkemizde Pleistosen’e ait buzul izleriyle beraber aktüel buzullaşmanın birlikte görüldüğü ender yerlerden biri de Kaçkar Dağları’dır.

Bu sahada buzullarla birlikte buzul gölleri, buzul vadileri ve morenler bulunur. Kaçkar Dağları’nda yaklaşık 100 adet buzul gölü bulunur. Buzulları dünyada sınırlı sayıda görebiliriz; Kilimanjaro, İsviçre Alpleri, Gürcistan Mestia Bölgesi veya Rusya’daki buzullar gibi… Dolayısıyla buzul göllerde yüzüp bulut denizlerinin yarattığı muhteşem manzaranın tadını çıkarmak için Kaçkar Dağları biçilmiş kaftan! Sahip olduğu endemik bitki türleri ise turun bonusu diyebiliriz. Kaldı ki Kaçkarlar’ın endemik bitki örtüsünün kaçırılıp çoğaltıldığı da bilinir.

 

Fırat Yolu yürüyüş rotaları

Çok yeni bir rotadır ve diğerleri gibi zincirleme bir rota değildir. Fırat Kalkınma Ajansı ve Düş Patikası’nın ortak çalışması olarak 2021’de turizme açılmıştır. Malatya, Elazığ, Tuncel, Bingöl; Yukarı fırat Bölgesi’nin en önemli kentlerindendir. Hititlerden günümüze zamanda yolculuk yapacağımız Fırat’ın izinde bir rotadır. İpek Yolu, Roma Yolu, Peribacaları’nın yanında inanç turizmini de içeren harika bir rota. Buzullar, yüzen adalar, şelaleler gibi doğal güzellikler ve camiler, kiliseler gibi kültürel öğelerin de yer aldığı bu bölge yeni açıldığı için birçok yürüyüş tutkunu için keşfedilmeyi bekliyor. Dolayısıyla yürüyüşçüleri tarihten günümüze tarihi eserler eşliğinde ağırlayacak bir bölge diyebiliriz.

 

  1. Malatya trekking rotası

turkiyenin yuruyus rotalari malatya trekking rotasi - Türkiye'nin yürüyüş rotaları

Malatya şehrinin temelleri Hititler zamanında atılmış ve Hitit devrindeki Melidu kasabası zaman içerisinde değişik isimler alarak Malatya olmuştur. 1075’te Türkler tarafından fethedilen Malatya, bir süre Memluklar’ın eline geçmiş, 1392’de Yıldırım Beyazıt tarafından tekrar fethedilmiştir. Daha sonra Osmanlı egemenliğini tanıyan Dulkadiroğulları tarafından idare edilen Malatya, 1516’da doğrudan doğruya Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır. Bugünkü Malatya eski Malatya’nın bulunduğu yerden 9 km uzaktadır. Şehir, 19. yüzyılın ilk yarısında Aspuzu denilen sayfiye bölgesine taşınmıştır. Cumhuriyetle birlikte il olan Malatya, yabancı işgaline uğramayan nadir kentlerinden biridir.

Kayısı, erik, elma, şeftali, dağ inciri, yaprak sarması, özel et yemekleri, tatlıları, börekleri gibi yöresel lezzetlerinin yanı sıra dünya mirası listesine giren Aslantepesi ile de çok ünlü bir şehir. Malatya mutfağının en bilinenleri ise şöyle: Kiraz yaprağı sarması, kağıt kebabı, analıkızlı, Malayta kurabiyesi, kayısı tatlısı, Akçadağ kömbesi, acılı ayran, zırh kebabı, kaburga dolması ve yassı kadayıf.

Rota Kutanlı Peribacaları’ndan tarihi su yolu Roma Köprüsü’nde kadar giden içinde Ozan Anıtı, Karababa Yaylası ve Peri Mevki arasındaki doğal kayalıklar, antik dönemden kalma el değmemiş mağaralar, Tohma Kanyonu ile şahane bir rota.

 

  1. Elazığ trekking rotası

turkiyenin yuruyus rotalari elazig trekking rotasi - Türkiye'nin yürüyüş rotaları

Elazığ Doğu Anadolu’da tarihi Harput Kalesi’nin bulunduğu tepenin eteğinde kurulmuş bir şehirdir. Deniz seviyesinden 1067 metre yükseklikte bulunan bu şehir, hafif meyilli bir zemin üzerindedir. Elazığ’ın yerleşim yeri olarak tarihi yeni olmasına rağmen bölgenin tarihi oldukça eskidir. Bu nedenle Elazığ tarihini Harput’un tarihi ile birlikte değerlendirmek daha doğru.

Mevcut tarihi kaynaklara göre Harput’un en eski sakinleri M.Ö. 2000 yıllarından itibaren Doğu Anadolu’ya yerleşen Hurriler’dir. Yine tarihi kayıtlara göre Hurrilerden sonra bölgenin Hitit hakimiyeti altına girdiği görülür. Çok uzun sürmeyen Hitit hakimiyetinden sonra M.Ö. 9. yüzyıldan itibaren Doğu Anadolu’da devlet kuran Urartular Harput’ta uzun süre hüküm sürmüştür. Sultan Abdülaziz’in tahta çıkışının beşinci yılında Hacı Ahmet İzzet Paşa devrinde buraya tayin edilen Vali İsmail Paşa’nın teklifi ile 1867 yılında “Mamurat ül-Aziz” adı verilmiştir fakat telaffuzu güç olduğundan halk arasında kısaca “el aziz” denmiştir. Atatürk’ün 1937 yılında şehre teşrifleri sırasında “azık ili” anlamına gelen “Elazık” adı verilmiş bu isimde daha sonra Elazığ’a dönüşmüştür.

Karaleylek Kanyonu, bu rotadaki en güzel noktalardan biri. Kanyonda kano yapıp Fırat Nehri üzerinde mistik bir tura çıkabilir veya dağdan yürüyüp kayalardan geçerek tarihi oluşumlara şahitlik etmek mümkün. Peki nasıl kano yapacaksınız? Yürüyerek varılan Fırat Nehri’nde tekneye binip kanyona ulaşılır ve tekneden de kanoya geçiş yapılır.

Rotada başka nereler var? Mor Ahrm Kilisesi, çok sayıda yayla (Simer gibi), göller gibi birçok nokta var. Gezilecek yerlerin yanı sıra cevizden yapılan orcikler, içli köfteler, hamur işleri gibi lezzetler ve Harput Kahvesi gibi uğramadan geçilmeyecek bir dolu güzel ayrıntısı var bu rotanın. Mutfağın öne çıkan yemeklerinin isimleri ise şöyle: Balakgazi böreği, Harput köftesi, işkene, kibe dolması, lobik çorbası, patila, sırın, peynirli ekmek…

Öte yandan şarap tadımı yapacağınız yerler de var. Son olarak Elazığ rotası için en ideal mevsimin ilkbahar ve sonbahar olduğunu da belirtmekte fayda var zira yazın aşırı sıcak oluyor.

 

  1. Tunceli Dersim trekking rotaları

turkiyenin yuruyus rotalari tunceli dersim trekking rotalari - Türkiye'nin yürüyüş rotaları

Tunceli’nin, Çemişgezek ilçesinin güneyinde yer alan Keban Baraj Gölü altında kalan Pulur (Sakyol) kalkolitik çağında yerleştiği görülür. Pulur‘da bulunan Höyük‘te yapılan kazılarda kale görünümünde evlere, ocaklara, dibeklere, çeşitli öğütme araçlarına, çeşitli hayvan resimlerine, tunçtan yapılmış iğne ve kazma gibi çeşitli madeni eşyaları rastlanmıştır. İşuva adıyla anılan bölgede yazılı tarihi M.Ö. 2200’lerde Subarrularla başlar. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da Türklerin egemenliğinin hızla yayıldığı dönemde, 1087 yılında yöre kesin olarak Türklerin egemenliği altına girmiştir. 1228 yılında Anadolu’ya tamamen hakim olan Anadolu Selçukluları 1243 yılında yapılan Kösedağ Savaşı’na kadar yöreyi hakimiyetleri altında bulundurmuştur.

Kırkmerdiven Şelalesi, Pertek Kalesi, Ergen Kilisesi, Sağman Kalesi, Munzur Vadisi ve Milli Parklar, Pülümür Vadisi, Urartu Mağaraları, Tahar Köprüsü, Zenginpınar Şelalesi, Munzur Gözeleri, Katır Gölleri gibi birçok yer bulunur Tunceli trekking rotasında.

Gurik, gulik, dağ sarımsağı, şir, babuko, kavurmalı ışgın, kenger kavurması, şörbik çorbası ve zerefet zengin Tunceli mutfağının öne çıkan lezzetleridir.

 

  1. Bingöl trekking rotası

turkiyenin yuruyus rotalari bingol trekking rotasi - Türkiye'nin yürüyüş rotaları

Mingöl göller bölgesi anlamındadır. Mingöl kelimesi de zamanla halk tarafından 1000 tane göl anlamında Bingöl şeklinde telaffuz edilmiştir. Daha sonra Bingöl’e bağ bahçe anlamında Çevlik denmiştir. Bingöl’ün tarihi M.Ö. 2000’li yıllara uzanmaktadır. Tarihçi Heredot’un Diyarbakır ve Muş illeri ile birlikte Komojen bölgesine dahil ettiği Bingöl’de; Urartu, Asur, Pers, Roma, Arap İslam, Selçuklu, Saltuk, Akkoyunlu ve Osmanlı uygarlıkları hüküm sürmüştür.

Peki Bingöl rotasında neler var? Hesarek Kayak Merkezi, Yüzen Adalar, Çır Şelalesi, Ilıcalar, Kiğı, Zağ Mağaraları, Buban Peribacaları ve Kale Tepesi gibi birçok noktayı gezmek mümkün.

Tepki kebabı, Bingöl balı, gömme, kavurma, patlıcan turşusu, mastuva, keldoş, Bingöl patilesi, sorina pel, soğuk çeşme kavurması, yoğurtlu klorik, tutmaç çorbası, löl ve çiriş otu Bingöl mutfağının mutlaka tadılması gereken lezzetlerindedir.

 

Karia Yolu

turkiyenin yuruyus rotalari karia yolu - Türkiye'nin yürüyüş rotaları

Yürüyüş rotaları araştırılırken en çok sorulan soruların başında “Karia yolu nereden başlar?” geliyor. Türkiye’nin en uzun rotalarından Karia Yolu, 850 km uzunluğunda bir rotaya sahip. Bozburun ve Datça Yarımadaları, Gökova Körfezi ve İç Karia olmak üzere dört ana bölümün yanı sıra Muğla çevresi ile bir ek bölümden oluşur.

Yunus Özdemir, Altay Özcan ve volkan demir 2009 yılında Muğla ticaret Sanayi odası öncülüğünde bir proje başlatırlar. Yapbozun tamamlanmasıyla antik yollar, çoban Patikaları ve orman yollarının hepsi birleştirilerek Türkiye’nin en uzun yürüyüş yolu oluşturulur. Karia Yolu Resmi olarak Şubat 2013’te açılmıştır. Karia medeniyetinin izlerinin görülebileceği bu rota yaklaşık 46 etaptan oluşur. Karia Yolu Ege ve Akdeniz’in tüm güzelliklerini harmanlayan, hem denizi hem de dağlara doyacağınız bir rota sunar.

Peki Karia yolu kaç gün sürer? Tüm rota ortalama 50-60 günde tamamlanabilir ki etaplara bölünerek farklı farklı zamanlarda yürüneceği unutulmamalı. Tabii bu gün sayıları ekibin hızı ve rehberin programına göre değişir.

 

Bozburun Yarımadası

 Marmaris İçmeler’den başlayan etap Bozburun yarımadasının elde değmemiş güzelliklerinde soluk bulmaktadır. Keşif yapmak isteyen yürüyüşçüler için gözlerden uzak patikaların da olduğu kısım ideal. Rota geleneksel köylerden ya da turizmin ihtiyaçlarına cevap veren sahih kasabalarından geçerken Yunan adaları Rodos ve Symi’yi gören harika manzaralar eşliğinde ilerler.

 

Datça Yarımadası

Eski Datça‘dan başlayan etap önce güneye, sonra batıya doğru engebeli burunları ve koyları aşıp Knidos Antik Kenti’ni ve yarımadanın ucunda yer alan Deveboynu deniz fenerine ulaşır. Bu noktadan doğuya ana karaya yol alan rota Datça Yarımadasının neredeyse hiç yerleşim görmemiş kuzey şeridini takip edip en dar kısmı olan Balıkaşıra’na ve buradan da Kleopatra / Sedir Adası’nda doğru yol alıp “yavaş şehir” ünvanına sahip Akyaka’da son bulur.

 

Gökova Körfezi

Akyaka’dan başlayan bölüm ormanlık patikalardan Kıran Dağları’na çıkıp verimli vade içerisinde yer alan köyleri ulaşır. Yukarıdan Gökova Körfezi’nde etkileyici manzaraları ve Datça Yarımadası’nın dağları görülür. Rotanın bir kısmı eğimi azaltmak için kıvrılarak ilerleyen eski kervan yollarından geçer. Aşağılara doğru indikçe saklı koylar ve ıssız plajlar yorgun bacakları kendine çeker.

 

İç Karia

Gökova Körfezi’nden yükselen rota hala halı dokumacılığının aktif olarak yapıldığı Milas’ın köylerinden geçip Karia’nın eski başkenti olan Milas’a ulaşır. Yemyeşil çayırların ve asırlık zeytinlerin arasından taş döşeli yollardan kıvrılarak geçip Beşparmak Dağları’nın eteklerine ulaşır. Rota Bafa Gölü’nün kıyılarından Beşparmak Dağları’nın zirvesine çıkıp üzerinizde bir şemsiye gibi duran çam fıstığı ağaçlarının ve zeytinliklerin arasından Karia Kraliçe Ada’nın kentine, Alinda’ya ulaşır. Antik kentin agorasının altında Karia Yolu’nun bitiş noktası olan Karpuzlu görünür.

 

Muğla ve çevresi

Akyaka’dan başlayan rota eski bir kervan yolunu izleyerek yükselir. İç kesimlere doğru ilerledikçe tarlalardan, ormanlık yamaçlardan ve Thera antik kentinin kaya mezarlarından geçen rota Muğla’ya yönelir. Karabağlar Yaylası’nın Osmanlı Dönemi’nden kalma kimleri restore edilmiş kahvehaneleri, muazzam güzellikteki Değirmendere Kanyonu, Muğla’nın ismini almış olduğu Mobolla Antik Kenti ve dar sokaklı eski Muğla yerleşimi eşlik eder gezginlere. Terk edilmiş bir köy olan Meyistan’ı geçtikten sonra antik bir yol üzerinden Stratonikeia Antik Kenti’nin şaşırtıcı kalıntılarında rota son bulur.

İleri okuma için Keşfet.tv’deki bu harika içeriği öneriyoruz: Ekoturizm Size Nefes Aldıracak! Türkiye’den 19 Eşsiz Rota

Prof. Dr. Hayati Kamp
Prof. Dr. Hayati Kamp
Prof. Dr. Hayati Kamp uzun yıllar kamp ve kampçılık üzerine çalışmalar yürütmüş bir akademisyen ve kamp dostudur. Bu parodi karakter eğlence amaçlı oluşturulmuş olup kamphayati.com içerikleri profesyonel editör ve kampçılar tarafından yazılmaktadır.

Yorumlar